İcra Takibi Başlatmak Tüketici Hakem Heyetine Başvuruya Engel mi?

Tüketici uyuşmazlıklarında alacağın tahsili için birden fazla hukuki yol gündeme gelebilir. Alacaklı, borçlu hakkında icra takibi başlatabileceği gibi uyuşmazlığın niteliği ve parasal değeri uygunsa Tüketici Hakem Heyetine de başvurabilir, ancak aynı alacak için bu iki yola başvurulması, uygulamada “derdestlik” tartışmasını beraberinde getirebilmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 08.062026 yılında verdiği ve 24.07.2026 tarihinde resmi gazetede yayınlanan […]

İcra Takibi Başlatmak Tüketici Hakem Heyetine Başvuruya Engel mi? Devamını Oku »

Boşandığı Eşiyle Birlikte Yaşayan Kişinin Ölüm Aylığı Kesilebilir mi?

Anayasa Mahkemesi, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin ölüm geliri veya ölüm aylığının kesilmesini ve geçmişte yapılan ödemelerin geri alınmasını öngören düzenlemeyi Anayasa’ya uygun buldu. 26 Mart 2026 tarihli ve E.2025/210, K.2026/70 sayılı karar, 14 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin

Boşandığı Eşiyle Birlikte Yaşayan Kişinin Ölüm Aylığı Kesilebilir mi? Devamını Oku »

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı: Dava Dilekçesinde Yer Almayan Talep Islah Yoluyla Davaya Eklenemez

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 08.05.2026 tarihli ve 2021/8 Esas, 2026/1 Karar sayılı kararı, hukuk yargılamasında ıslah kurumunun sınırlarını açık şekilde ortaya koymuştur. Kararın temel sonucu, dava dilekçesinde hiç yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemeyeceği yönündedir. Islah Kurumu Ne Anlama Gelir? Islah, taraflardan birinin yargılama sırasında daha önce yaptığı bir

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı: Dava Dilekçesinde Yer Almayan Talep Islah Yoluyla Davaya Eklenemez Devamını Oku »

Annelik ve Babalık İzinlerinde Yeni Dönem: 7578 Sayılı Kanun ile Çalışan Ebeveynlere Sağlanan Haklar Genişletildi

Çalışma hayatı ile aile yaşamı arasındaki dengenin korunması, modern hukuk sistemlerinde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çerçevede 1 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7578 sayılı Kanun ile annelik ve babalık izinlerine ilişkin düzenlemelerde önemli değişiklikler yapılmış, çalışan ebeveynlerin hem sosyal hem de ekonomik hakları güçlendirilmiştir. Yapılan değişiklikler yalnızca izin sürelerini artırmakla sınırlı kalmamış, aynı

Annelik ve Babalık İzinlerinde Yeni Dönem: 7578 Sayılı Kanun ile Çalışan Ebeveynlere Sağlanan Haklar Genişletildi Devamını Oku »

Tıbbi İhmalde Etkisiz Yargılama Yaşam Hakkının İhlalidir

Sağlık hizmetlerinin sunumu, doğrudan insan yaşamına temas eden niteliği gereği yalnızca bir hizmet alanı olarak değil, aynı zamanda devletin en ağır pozitif yükümlülüklerinden birinin somutlaştığı bir faaliyet olarak değerlendirilmek zorundadır. Bu çerçevede devletin yükümlülüğü, yalnızca hastaneler aracılığıyla tedavi hizmeti sunmakla sınırlı değildir; aynı zamanda bu hizmetlerin gerekli özenle yürütülmesini sağlamak, olası ihmal iddialarını etkin biçimde

Tıbbi İhmalde Etkisiz Yargılama Yaşam Hakkının İhlalidir Devamını Oku »