Hukuk yargılamalarında davalıya savunma hakkı verilmeden hüküm verilemez. Anayasa 36. Maddede koruma altına alınmış olan Adil Yargılanma Hakkı çerçevesinde hakkında dava açılmış herkesin kendini savunma ve iddia edilen vakıalara karşı kendi vakıalarını ileri sürme hakkı vardır. Dava dilekçesinin tebliğ edilmesinin amacı davalının hakkında açılan davadan haberdar olmasının sağlanmasıdır. Cevap dilekçesi yargılama sürecinde davalının en büyük dayanak noktasıdır, bu sebeple cevap dilekçesinin verilmesi yüksek öneme sahiptir. Cevap dilekçesinin verilmesi için Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda belirtilen süreye uyulması şarttır.

“Cevap dilekçesini verme süresi

MADDE 127-

(1) Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.”

Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde verilmesi gereken cevap dilekçesi ile davalı savunma hakkını kullanmış olur. Cevap dilekçesi ile davaya verilen cevap iki şekilde olabilir. Birincisi davayı kabul etmek, ikincisi ise davayı reddetmektir. Davanın kabulü yargılamanın her aşamasında gerçekleşebilecek bir olgu iken davanın reddi talebi yalnızca cevap dilekçesi ile istenebilir. Davalının dava dilekçesinde iddia edilen tüm hususlara karşı ileri süreceği tüm vakıalar için kullanabileceği tek araç cevap dilekçesidir. Cevap dilekçesinin süresinde verilmemiş olması dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar anlamına gelir ancak davalı bu aşamadan sonra yeni vakıalar ortaya atmak ve delil sunmak gibi davanın seyrini tamamen değiştirebilecek olan hususları kullanma hakkını kaybetmiş sayılır. Dolayısıyla cevap dilekçesinin usulüne uygun olarak ve süresinde verilmesi çok önemlidir.

Cevap dilekçesinde eksik olan ya da değiştirilmesi zaruriyet taşıyan durumlarda dilekçenin ıslahı tek sefere mahsus olmak koşuluyla mümkündür. Ancak bu hakkın kullanılması için de davaya bir cevap dilekçesi ile cevap vermiş olmak şarttır.

Cevap dilekçesi kendisine dava açılmış olan davalı için kullanılacak tek silahtır. Cevap dilekçesi davalının kendini savunması ve bu savunmayı ispat edebilmesi için çok önemli ve kaçırılmaması gereken bir savunma aracıdır. Cevap dilekçesi verilmemiş olmasının sonucu her ne kadar davanın kabulü anlamına gelmese de davalının kendini savunmasının ve karşı vakıalar ile dava dilekçesinde iddia edilen hususların aksini iddia etmesinin önüne geçen tek engeldir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda son yapılan değişiklik ile cevap dilekçesi ile iddia edilmemiş olan hususların ortaya konabilmesi için ön inceleme duruşması dahil davacının açık muvafakati şartı getirilmiştir. Uygulamada tarafların savunmanın genişletilmesi yasağına karşı tarafların birbirlerine açık muvafakat vermeleri çok nadir görülen bir durumdur. Bu sebeple cevap dilekçesinin usulüne uygun olarak süresinde verilmesi davalının savunma hakkını kullanabileceği tek araç haline gelmiştir.

Cevap dilekçesi her davada yalnızca bir kez verilebilen ve davalı için davanın omurgası olan dilekçedir. Dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde mutlaka verilmelidir.