Vesayeti gerektiren haller temel olarak küçüklük ve kısıtlılık halidir. Küçüklükten kasıt velayet altında bulunmayan ergin kişilerdir. Kısıtlılık ise kanunda tek tek sayılmış hallerde ortaya çıkar Numerus clauses ilkesi gereğince yasada sayılmayan hallerde kısıtlılığın ortaya çıktığı iddia edilemez. Kısıtlılık halleri ise yasada dört temel başlık halinde düzenlenmiştir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve istek üzerine olmak üzere sayılan hallerden birinin olması halinde kişiye ergin olmasına rağmen vasi ataması yapılabilir. Vasi ataması yapılmasının sebebi yukarıda sayılan kişilerin kendi hayatlarını ortalama makul bir insan gibi yaşamalarına engel bir durum olması ve sürdürdükleri hayatı yönetmek için yardıma muhtaç kalmalarıdır.

Vasi ataması talep üzerine yapılabileceği gibi kamu kurum ve kuruluşları tarafından farkedilen ihtiyacın vesayet makamına bildirilmesi yolu ile de yapılabilir. Vasi ataması yapılırken kanunda belirtilen şartların oluşup oluşmadığı ve atanacak kişinin vasi olma şartlarına uygunluğu denetlenir.

Vasi ataması için açılacak olan dava küçüğün ya da kısıtlının yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılır.

Türk Medeni Kanunu m.414 hükmüne göre vasi ataması yapılırken eş ve hısımlara öncelik tanınır. Bu maddenin amacı hali hazırda bulunan bir yakını söz konusu iken küçüğe ya da kısıtlıya tanımadığı birinin vasi olarak atanmasının doğuracağı çeşitli olumsuz sonuçları önlemektir. Kanun koyucu bu maddeyi hazırlarken küçüğüne ya da kısıtlının üstün yararını ön plana almış ve yakın çevresinden vasi ataması yapılmasının daha doğru olacağına kanaat getirmiştir.

Vesayet makamı vasi atarken küçüğün velayet altında olmadığını, kısıtlının da kısıtlı olduğunu tespit etmek zorundadır. Bu aşamadan sonra atanacak vasinin vesayet görevlerini yerine getirmede yetenekli olması ve tüm iş ve işlemleri yürütecek beceriye sahip olması şartlarını değerlendirir. Kanunda yer alan bir takım şartların ortaya çıkması halinde vasi olmak isteyen bir şahıs dosyada inceleniyor olsa bile vasi olarak atanamaz.

Vasi ataması kararı ile vasi kararın ilanı ile birlikte iki yıllığına görevine başlar. Bu sürenin dolmasının akabinde mahkeme süreyi ikişer yıllığına uzatabilir. İki kere görevi uzatılmış olan vasinin sürenin dolmasından itibaren vasilikten çekilme hakkı doğar.

Vasi atandığı küçük ya da kısıtlıya ait tüm ihtiyaçlarını karşılayacak maddi bir gelir olmadığı hallerde hazineye başvurarak devlet destekli olarak kendisine bir miktar ücret ödenmesini talep edebilir.

Vasi görevi devraldıktan hemen sonra küçük ya da kısıtlıya ait tüm malvarlığını gösterir defteri, vesayet makamının atadığı bir kişi ile vesayet makamının belirlediği süre içinde hazırlamak zorundadır. İki örnek halinde hazırlanan defterler vesayet makamına sunulur ve bir örneği onaylanarak vasiye verilir. Küçüğün ya da kısıtlının malvarlığında bir değişiklik olması halinde vasi bu deftere bu bilgileri kaydetmek ve vesayet makamına bildirmek zorundadır. Vasi yılda en az bir kere vesayet makamına küçük ve kısıtlının malvarlığı ve gelirleri ile ilgili hesap vermek zorundadır.