Evlilik birliğinin sona erdirilmesi, Türk hukukunda sıkı şartlara bağlanmış ve belirli sebeplerin varlığına dayandırılmıştır. Boşanma davası açılabilmesi için, kanunda düzenlenen bu sebeplerden en az birinin somut olayda gerçekleşmiş olması gerekir.
Türk hukukunda boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup, özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
Bu yazıda, boşanma sebeplerinin neler olduğu ve hangi durumlarda ileri sürülebileceği genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
- Özel Boşanma Sebepleri
Kanunda açıkça sayılan ve varlığı halinde boşanma kararı verilebilen özel sebepler şunlardır:
- Zina (Aldatma)
Eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken başka biriyle cinsel ilişki yaşaması, zina olarak kabul edilir ve boşanma sebebidir. Zina sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için, eşin bu durumu öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde fiilin üzerinden 5 yıl geçmemiş olması gerekir.
Eşlerden birinin diğerinin hayatına kast etmesi, ona ağır şekilde kötü davranması veya onur kırıcı davranışlarda bulunması halinde boşanma talep edilebilir. Bu durum fiziksel şiddet kadar ağır psikolojik şiddeti de kapsayabilir.
Eşlerden birinin yüz kızartıcı suç işlemesi veya toplum tarafından kabul edilmeyecek şekilde haysiyetsiz bir yaşam sürmesi, diğer eş açısından evlilik birliğini çekilmez hale getirebilir. Bu durumda boşanma davası açılması mümkündür.
Eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi ve bu terk halinin belirli bir süre devam etmesi halinde, terk sebebiyle boşanma gündeme gelir. Bu durumda kanunun öngördüğü ihtar ve süre şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Eşlerden birinin akıl hastalığına yakalanması ve bu hastalığın iyileşmesinin mümkün olmadığının sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi halinde, diğer eş için evlilik birliği çekilmez hale gelmişse boşanma davası açılabilir.
- Genel Boşanma Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması
Kanunda yer alan en geniş ve uygulamada en sık başvurulan boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır. Uygulamada bu durum “şiddetli geçimsizlik” olarak da ifade edilir.
Eşler arasında yaşanan sürekli tartışmalar, güven sarsıcı davranışlar, ilgisizlik, ekonomik sorumlulukların yerine getirilmemesi, saygı ve sadakat yükümlülüğünün ihlali gibi birçok olgu bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu sebebe dayanarak boşanma kararı verilebilmesi için, evlilik birliğinin taraflar açısından çekilmez hale geldiğinin mahkeme tarafından tespit edilmesi gerekir.
- Anlaşmalı Boşanma (Evlilik Birliğinin Sona Erdirilmesinde Özel Bir Yol)
Eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları (nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi) konusunda anlaşmaları halinde, anlaşmalı boşanma yoluna gidilebilir. Bunun için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması ve eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi gerekir.
Hakim, tarafların iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirirse ve yapılan düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir.
- Boşanma Sebeplerinde İspat ve Süreler Neden Önemlidir?
Boşanma davalarında yalnızca sebebin varlığı değil, bu sebebin hukuken ispat edilebilir olması da büyük önem taşır. Tanık beyanları, yazılı belgeler, mesaj kayıtları, sosyal medya içerikleri ve bilirkişi raporları, mahkemenin değerlendirmesinde rol oynayabilir. Ayrıca bazı özel boşanma sebeplerinde, kanunda hak düşürücü süreler öngörülmüştür. Bu sürelerin geçirilmesi halinde, ilgili sebebe dayanılarak dava açılması mümkün olmayabilir.
Türk hukukunda boşanma, belirli sebeplerin varlığına bağlı olarak mümkün hale gelir ve her bir boşanma sebebinin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Hangi boşanma sebebine dayanılacağı, somut olayın özelliklerine göre belirlenmeli ve buna uygun bir hukuki strateji oluşturulmalıdır. Bu nedenle boşanma sürecine ilişkin hak ve yükümlülüklerin doğru değerlendirilmesi, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır.
