Yargılama sürecinin en önemli aşamalarından biri, mahkemenin verdiği kararın gerekçesiyle birlikte yazılı hale getirilmesidir. Uygulamada “gerekçeli karar” olarak adlandırılan bu metin, yalnızca sonucun değil, o sonuca nasıl ve neden ulaşıldığının da açıklandığı hukuki belgedir. Başka bir ifadeyle gerekçeli karar, mahkemenin hükmünün dayandığı maddi vakıaları, hukuki değerlendirmeyi ve delil tartışmasını sistematik biçimde ortaya koyar.
Türk hukuk sisteminde mahkemelerin kararlarını gerekçeli olarak yazma yükümlülüğü hem anayasal hem de yasal bir zorunluluktur.
Bu zorunluluğun temel dayanağı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesidir. İlgili hüküm uyarınca, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Ayrıca usul kanunlarında da gerekçeli kararın kapsamı ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Örneğin Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu, mahkeme kararlarının hangi unsurları içermesi gerektiğini açıkça belirtir.
Bir mahkeme kararının “gerekçeli” sayılabilmesi için yalnızca hüküm kısmı yeterli değildir. Gerekçeli kararda genel olarak şu unsurlar yer alır: Mahkemenin tarafları ve talepleri özetlediği bir giriş bölümü bulunur. Bu bölümde davacı ve davalının iddiaları ile savunmalarına yer verilir. Devamında, dosyada toplanan deliller tek tek değerlendirilir; tanık beyanları, bilirkişi raporları ve diğer belgeler hukuki çerçevede tartışılır. Mahkeme, hangi delile neden itibar ettiğini veya etmediğini açıkça ortaya koymak zorundadır. Ardından somut olaya uygulanacak hukuk kuralları belirlenir ve bu kuralların olaya nasıl uygulandığı açıklanır. Son olarak mahkeme, ulaştığı hukuki sonuca ilişkin hüküm fıkrasını yazar.Bu yapı sayesinde taraflar, kararın sadece sonucunu değil, kararın mantığını ve dayanağını da anlayabilir.
Gerekçeli Karar Neden Önemlidir?
Gerekçeli karar, adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden biridir. Çünkü tarafların, haklarında verilen kararın nedenlerini bilme hakkı vardır. Aynı zamanda gerekçeli karar, üst mahkemelere yapılacak başvurular için de zorunlu bir temel oluşturur. İstinaf veya temyiz incelemesi, mahkemenin gerekçesi üzerinden yapılır. Eğer karar yeterli ve açık bir gerekçe içermiyorsa, bu durum tek başına bozma veya kaldırma sebebi olabilir.
Gerekçeli kararın bir diğer işlevi de yargılamanın şeffaflığını sağlamasıdır. Mahkemenin hangi delillere dayanarak hangi sonuca ulaştığını açıkça ortaya koyması, hem tarafların hem de kamuoyunun yargıya olan güvenini artırır.
Gerekçeli karar, yargılamanın sadece son aşaması değil, aynı zamanda hukuki denetimin ve adil yargılanmanın temel aracıdır. Mahkemenin verdiği kararın denetlenebilir, anlaşılabilir ve hukuka uygun olmasının en önemli güvencesi, güçlü ve tutarlı bir gerekçedir. Bu nedenle gerekçeli kararın içeriği ve kalitesi, çoğu zaman davanın sonucunun kendisi kadar önem taşır.
