Devlet memurları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirlenen esaslara uyarak memurluktan çekilebilir. Günlük kullanımda “istifa” olarak ifade edilen bu işlem, Kanun’da “çekilme” şeklinde adlandırılmıştır.

İstifa talebinin nasıl bildirildiği ve görevin hangi tarihte bırakıldığı önem taşır. Kanunda belirtilen usule uygun hareket edilmemesi, memurun yeniden devlet memurluğuna alınabilmesi için daha uzun süre beklemesine yol açabilir. Bazı durumlarda ise yeniden devlet memurluğuna alınma imkânı tamamen ortadan kalkabilir.

Bu yazı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi devlet memurlarının istifa usulünü ve istifa sonrasında uygulanan bekleme sürelerini açıklamaktadır.

Devlet Memuru İstifa Talebini Nasıl Bildirmelidir?

Devlet memuru, istifa talebini bağlı olduğu kuruma yazılı olarak bildirmelidir. Kanun, memurluktan çekilme isteğinin yazılı başvuruyla açıklanmasını aramaktadır.

Göreve gitmemek veya görevi terk etmek, usulüne uygun bir istifa başvurusu yerine geçmez. Memurun kurumunca kabul edilen bir mazereti veya izni bulunmadan görevini terk etmesi ve bu durumun kesintisiz on gün devam etmesi hâlinde yazılı başvuru şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunduğu kabul edilir.

Yazılı başvuruyla istifa eden memur ile görevini mazeretsiz şekilde terk ettiği için çekilmiş sayılan memurun hukuki durumu aynı değildir. Bu ayrım, yeniden devlet memurluğuna alınmadan önce uygulanacak bekleme süresini doğrudan etkiler.

İstifa Dilekçesi Verildikten Sonra Görev Ne Zaman Bırakılabilir?

İstifa dilekçesinin verilmesi, memurun görevini aynı gün bırakabileceği anlamına gelmez. Çekilme isteğinde bulunan memur, yerine atanan kişi gelinceye veya çekilme talebi kurum tarafından kabul edilinceye kadar görevine devam etmelidir.

Yerine atanan kişinin bir ay içinde gelmemesi veya memurun yerine bir vekil atanmaması hâlinde memur, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.

Olağanüstü mazeretle çekilen memurlar, üstlerine haber vermek şartıyla bir aylık bekleme süresine tabi değildir. Kanun, olağanüstü mazeretin hangi durumları kapsadığını bu maddede ayrıca saymamıştır.

Görevi gereği devir ve teslim yükümlülüğü bulunan memurlar, bu işlemler tamamlanıncaya kadar görevlerini bırakamaz. Devir ve teslim işlemleri için gerekli süreler, hizmetin gereklerine göre ilgili yönetmelikte belirlenir.

Çekilmiş Sayılma ve Göreve Başlamama Aynı Sonucu mu Doğurur?

Mazeretsiz şekilde görevin terk edilmesi ve bu durumun kesintisiz on gün sürmesi, memurun çekilmiş sayılmasına neden olur. Yazılı bir istifa dilekçesi bulunmasa bile Kanun gereğince çekilme sonucu ortaya çıkar.

Atandığı göreve başlamayan kişilerin durumu ise atamanın niteliğine göre değişir.

İlk defa veya yeniden devlet memurluğuna atanan kişi, belgeyle ispatlanabilen zorlayıcı bir sebep bulunmadan Kanun’da belirtilen süre içinde görevine başlamazsa ataması iptal edilir. Bu kişi, bir yıl süreyle devlet memuru olarak istihdam edilemez.

Belgeyle ispatlanabilen zorlayıcı sebep nedeniyle göreve başlayamama hâlinin iki aydan fazla sürmesi durumunda da atama işlemi, atamaya yetkili makam tarafından iptal edilir.

Başka bir yerdeki göreve atanan memura, Kanun’da belirtilen süre içinde hareket etmiş olmasına rağmen yeni görevine başlamaması durumunda on günlük ek süre verilebilir. Memurun belgeyle ispatlanabilen zorlayıcı bir sebep bulunmadan bu sürenin sonunda da göreve başlamaması, memuriyetten çekilmiş sayılması sonucunu doğurur.

İlk defa veya yeniden atanan kişinin göreve başlamaması ile görevde bulunan memurun başka yerdeki yeni görevine başlamaması bu sebeple farklı hükümlere tabidir. İlk durumda atamanın iptali, ikinci durumda ise şartların oluşması hâlinde çekilmiş sayılma söz konusu olur.

İstifa Sonrasında Hangi Bekleme Süreleri Uygulanır?

Devlet memurluğuna yeniden alınmadan önce geçirilmesi gereken süre, memurun görevinden nasıl ayrıldığına göre belirlenir.

Kanun’un 94. maddesindeki usule uygun şekilde görevinden ayrılan memur, altı ay geçmeden yeniden devlet memurluğuna alınamaz. Bu kapsamda memurun, yerine atanan kişinin gelmesini veya çekilme talebinin kabul edilmesini beklemesi gerekir. Bir aylık sürenin sonunda üstüne haber vererek görevini bırakanlar ile olağanüstü mazeretle ve üstüne haber vererek ayrılanlar da altı aylık süreye tabidir.

Kanun gereğince çekilmiş sayılanlar ile istifa talebinde bulunduktan sonra 94. maddede öngörülen usule uymadan görevini bırakanlar, bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamaz.

Devir ve teslim yükümlülüğüne uymadan görevini bırakanlar, üç yıl geçmeden yeniden devlet memurluğuna alınamaz.

Olağanüstü hâl, seferberlik ve savaş dönemlerinde veya genel hayatı etkileyen afetlere uğrayan yerlerde görev yapan devlet memurları için farklı bir düzenleme bulunmaktadır. Bu memurlar, çekilme talepleri kabul edilmedikçe veya yerlerine atanacak kişiler gelip göreve başlamadıkça görevlerini bırakamaz.

Olağanüstü yönetim hâllerine ilişkin bu kurala aykırı davranan kişiler, hiçbir surette yeniden devlet memurluğuna alınamaz. Bu durumda altı aylık, bir yıllık veya üç yıllık bir bekleme süresi değil, devlet memurluğuna yeniden alınma yasağı uygulanır.

Devlet memurluğundan istifa etmek, yazılı dilekçenin verilmesiyle başlayan ve görevin kanunda belirtilen şartlara uygun şekilde bırakılmasıyla tamamlanan bir süreçtir. Memurun yeniden kamu görevinde çalışmayı düşünmesi hâlinde, istifa dilekçesini vermesi kadar görevini hangi tarihte ve hangi usulle bıraktığı da önem taşır.

Kanundaki usule uygun istifa edenler altı ay, çekilmiş sayılanlar veya görevi usulsüz bırakanlar bir yıl, devir ve teslim yükümlülüğüne uymayanlar ise üç yıl boyunca yeniden devlet memurluğuna alınamaz. Olağanüstü yönetim hâllerinde kanuna aykırı görev bırakılması, yeniden devlet memurluğuna alınmaya sürekli engel oluşturur.