Aile ve Boşanma Hukuku Avukatı | Sigun Hukuk

Sigun Hukuk, aile hukuku uyuşmazlıklarında, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarında müvekkillerine profesyonel destek sunar. Uzman avukatlarımız Ankara, İstanbul ve Kocaeli (İzmit) başta olmak üzere tüm Türkiye’de sürecinizi titizlikle yönetmektedir.

Aile Hukuku Nedir ve Hangi Davaları Kapsar?

Aile hukuku; toplumun temel taşı olan aile kurumunun yasal güvencesini oluşturan, medeni hukuk kapsamındaki en hassas alanlardan biridir. Nişanlanma evresinden başlayarak evlilik birliğinin kurulması, mal rejimleri, boşanma süreci ve boşanmanın mali sonuçları ile velayet ve nafaka gibi konular bu dalın temelini oluşturur. Sigun Hukuk bünyesindeki avukatlarımız, bu süreçlerin getirdiği duygusal ve hukuki karmaşayı profesyonel bir yaklaşımla çözüme kavuşturmayı amaçlamaktadır.

Sigun Hukuk Bürosu olarak, geniş bir yelpazeye yayılan bu hukuk dalında müvekkillerimizin karşılaştığı uyuşmazlıkları çözüme kavuşturuyoruz. Bu doğrultuda, Aile Hukuku kapsamında uzman avukat kadromuzla takibini yürüttüğümüz başlıca dava türleri şunlardır:

  • Anlaşmalı Boşanma Davası: Eşlerin boşanma ve boşanmanın yasal sonuçları (velayet, nafaka, tazminat) üzerinde tam bir mutabakata vararak evlilik birliğini sonlandırdığı dava türüdür.

  • Çekişmeli Boşanma Davası: Boşanma nedeni, velayet, nafaka veya maddi/manevi tazminat gibi konularda eşler arasında uzlaşma sağlanamadığı durumlarda açılan, stratejik hukuki danışmanlık gerektiren davalardır.

  • Nafaka Davaları (İştirak, Yoksulluk ve Yardım Nafakası): Boşanma süreciyle birlikte veya boşanmadan sonra, maddi gücü yetersiz kalan eşin veya çocukların geçimini sağlamak adına talep edilen nafakanın belirlenmesi, artırılması veya kaldırılması davalarıdır.

  • Velayet ve Velayetin Değiştirilmesi Davası: Müşterek çocukların ergin olana kadarki bakım, eğitim ve korunma haklarının hangi ebeveynde kalacağının belirlenmesi veya değişen şartlara göre yeniden düzenlenmesi sürecidir.

  • Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Davası: Eşlerin evlilik birliği içinde edindikleri mal varlıklarının, boşanma sonrasında yasal mevzuata uygun şekilde paylaşılması ve alacak haklarının tasfiye edilmesi davasıdır.

  • Soybağının Kurulması ve Reddi Davaları: Çocuk ile anne-baba arasındaki hukuki bağın tespiti, nesebin reddi veya babalık davası yoluyla soybağının yasal olarak düzeltilmesi süreçleridir.

  • Tanıma ve Tenfiz Davaları: Yurt dışındaki yabancı mahkemeler veya resmi makamlar tarafından verilen boşanma kararlarının, Türkiye’de de yasal olarak geçerli ve icra edilebilir hale getirilmesi için açılan davalardır.

  • Uzaklaştırma ve Koruma Kararları: Aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla, mağdur bireylerin korunması için mahkemeden ivedilikle talep edilen önleyici tedbir ve uzaklaştırma işlemleridir.

Sigun Hukuk Bürosu ile Aile Hukuku Danışmanlığı

Aile hukuku süreçleri, yasal mevzuatın doğru uygulanmasının yanı sıra tam bir gizlilik ve stratejik yaklaşım gerektirir.

Sigun Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak en hassas alan olarak değerlendirdiğimiz Aile Hukuku ve Boşanma Davaları alanında, güvenilir ve uzman avukat ağımızla Ankara, İstanbul ve Kocaeli başta olmak üzere tüm Türkiye genelinde hizmet sağlamaktayız.

Aile Hukuku ve Boşanma Davaları kapsamında hak kayıplarını engellemek ve yasal haklarınızı korumak adına, davanızın her aşamasında şeffaf ve kurumsal bir avukatlık desteği sunuyoruz.

Güncel hukuki gelişmeler ve bilgilendirmeleri paylaştığımız blog alanımızda Aile Hukuku’yla bağlantılı yazılara erişmek için buraya tıklayın.

Sigun Hukuk ve Danışmanlık Bürosu aile hukuku uyuşmazlıkları ve boşanma davaları kapsamında uzman avukat kadrosuyla hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davasının yasal şartları nelerdir ve süreç nasıl işler?

Türk Medeni Kanunu uyarınca anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evlilik birliğinin en az 1 yıl sürmüş olması ve eşlerin ortak bir iradeyle mahkemeye başvurması gerekir. Sürecin temelini, tarafların nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları üzerinde tam bir uzlaşıya vardıklarını gösteren “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” oluşturur. Kanunen hakimin tarafları bizzat dinlemesi zorunlu olup, yasal prosedürlerin ve protokol maddelerinin eksiksiz yürütülmesi durumunda dava çekişmeli süreçlere kıyasla oldukça kısa bir zaman diliminde neticelendirilir.

Sigun Hukuk, tarafların hak kaybına uğramaması adına bu protokollerin yasal altyapıya uygun olarak kurgulanması süreçlerini yürütmektedir.

Eşler arasında boşanma kararı veya boşanmanın sonuçları (çocukların velayeti, nafaka miktarları, maddi ve manevi tazminat talepleri) konusunda bir mutabakat sağlanamadığı durumlarda çekişmeli boşanma davası ikame edilir. Bu davalarda süreç; iddiaların hukuki delillerle desteklenmesi, tanıkların dinlenmesi, kusur oranlarının tespiti ve mahkemelerin iş yoğunluğu gibi pek çok değişkene bağlı olarak ilerler. Kanunda çekişmeli davaların sonuçlanması için sabit bir süre öngörülmemiştir; dava süresi tebligat aşamalarından, tarafların sunduğu delillerin toplanma hızına ve üst mahkeme (istinaf/temyiz) süreçlerine kadar yasal dinamiklere göre şekillenir.

Sigun Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, sürecin her aşamasında müvekkillerinin yasal haklarını korumak adına stratejik dava yönetimi sağlamaktadır.

Aile mahkemeleri, boşanma davası süresince (tedbiren) ve boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte çocukların velayetini tayin ederken öncelikli ve vazgeçilmez olarak “çocuğun üstün yararı” ilkesini esas alır. Hakim karar verirken ebeveynlerin kişisel isteklerinden ziyade çocuğun yaşı, sağlık ve eğitim ihtiyaçları, psikolojik gelişimi ve ebeveynlerin sunduğu yaşam koşullarını değerlendirir. Özellikle anne bakım ve şefkatine muhtaç yaş grubundaki çocukların velayetinde bu dinamik belirleyicidir; idrak çağındaki çocukların ise mahkeme uzmanları (pedagoglar) eşliğinde görüşlerine başvurulur. Hak kayıplarının önlenmesi adına sürecin uzman bir kadro eşliğinde takibi önem arz etmektedir.

Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası, boşanma davasıyla birlikte açılabileceği gibi, yasal olarak boşanma davasının kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ayrı bir dava olarak da açılabilir. Mahkeme, mal paylaşımı davasını karara bağlamak için öncelikle boşanma davasının sonuçlanmasını ve kesinleşmesini bekler (bekletici mesele). 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen mallarda yasal olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerli olup, evlilik birliği içinde emek ve bedel karşılığı edinilen varlıklar üzerinde tarafların yarı yarıya hakkı bulunur.

Karmaşık hesaplamalar içeren bu süreçte, Sigun Hukuk müvekkillerinin finansal haklarını güvence altına alacak yasal süreçleri yürütmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebilir. Ancak kamuoyunda bilinen “her durumda ömür boyu nafaka ödenir” algısı yanlıştır. Mahkeme; tarafların asgari geçim şartlarını, sosyal durumlarını, mevcut gelirlerini ve mal varlıklarını adli kolluk vasıtasıyla detaylıca araştırır.

Nafaka miktarı belirlenirken sabit bir matematiksel formül yoktur; hakimin takdir yetkisi ve Yargıtay’ın güncel ekonomik endeks içtihatları esastır. Ayrıca nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi, sigortalı bir işe girmesi, evlenmeden fiilen bir başkasıyla yaşaması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlarda, nafakanın tamamen kaldırılması veya azaltılması için her zaman yeni bir dava açma hakkı mevcuttur. Sigun Hukuk, tarafların boşanma sonrası uğrayacağı ekonomik sarsıntıları yasal sınırlar dahilinde dengelemek adına tarafların gerçek mali durum analizlerini mahkemeye sunmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 189. maddesi çok nettir: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Ancak boşanma davalarında “gizli delil” konusu çok hassas bir çizgiye sahiptir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarına göre; eşlerin birlikte yaşadığı aile konutunda, sadakatsizliği ispatlama amacıyla ansızın alınan bir ses/video kaydı veya evdeki ortak bilgisayarda açık bırakılan WhatsApp oturumundaki yazışmalar “hukuka aykırı delil” olarak kabul edilmemekte ve boşanma davasında kusur ispatı için delil olarak sunulabilmektedir.

Buradaki yasal sınır şudur: Sırf delil yaratmak amacıyla eşin telefonuna casus yazılım yüklemek, odalara gizli mikrofon yerleştirmek veya şifreli hesapları hacklemek suç teşkil eder ve bu yolla alınan kayıtlar delil vasfını yitirir. Davanın kaderini değiştiren bu ince ayrım, dijital verilerin mahkemeye sunuluş biçimiyle doğrudan ilgilidir.

Sigun Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Uzman avukat kadromuz ile yerli ve yabancı müvekkillerimize çalışmalarımız, araştırmalarımız, global gelişmelere yaklaşımımız doğrultusunda titizlikle hizmet veriyoruz.
Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.